HELLO STALKER” 

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
HELLO STALKER” 

Takıntı, aşkın bitmeyen hali değil !
Bazı insanlar ayrılığı kabullenemiyor çünkü aslında giden kişiyi değil, kaybettikleri hissi bırakmak istemiyorlar. Birinin artık onlara ait olmaması ağır geliyor. O yüzden ayrıldıktan sonra bile hayatının içinde kalmaya çalışıyorlar; sessizce, uzaktan, gizlice. Story izliyorlar, yeni sevgiliyi stalklıyorlar, fotoğrafları büyütüp bakıyorlar. Kim daha güzel, kim daha mutlu, kim daha özel anlamaya çalışıyorlar. Ve buna çoğu zaman “merak” diyorlar ama mesele merak değil. 

Bazıları ilişkiyi değil, kontrolü özlüyor ! 

Çünkü gerçekten bitiren insan yoluna bakar. Takipte kalmaz, sürekli karşılaştırmaz, yeni sevgilinin her hareketini ezberlemez. Takıntı tam da burada başlıyor zaten. Birini sevdiğin için değil, onsuz devam edebildiğini gördüğün için canın yanıyor. Yerine birinin gelebilmiş olması bazı insanlara ağır geliyor. Çünkü ego bazen kalpten daha kırılgan. 

“Umrumda değil” diyen neden hala izliyor? 

En ilginç tarafı da bu. En çok “bitti” diyenler, fake hesaptan hâlâ izleyenler oluyor bazen. Çünkü bazı vedalar gerçekten bitmiyor, sadece şekil değiştiriyor. Konuşmuyor ama kontrol ediyor. Yazmıyor ama bakıyor. Özlemediğini söylüyor ama her şeyi biliyor. Bu sevgi değil; biraz alışkanlık, biraz ego, biraz da takıntı. 

Bazıları gitse bile senden çıkamıyor ! 

Çünkü bazı insanlar bir insanı değil, o insandaki yerini seviyor. Senin hayatındaki önemini, önceliğini, etkisini… Yerine birisi geldiğinde yaşadıkları şey kalp kırıklığından çok, yer değiştirme korkusu oluyor. O yüzden yeni sevgiliyle yarışıyorlar sessiz sessiz. Kendilerini kıyaslıyorlar. Daha mutlu musun, onu daha mı çok seviyorsun, ona da aynı şeyleri söylüyor musun diye düşünüyorlar. 

Ve aslında en çok da şu canlarını yakıyor:
Sensiz de devam eden bir hayatın olması. 

Fake hesaptan devam eden duygular ! 

Bazı insanlar geri dönmek istemez ama unutulmak da istemez. O yüzden tamamen gitmezler. Arada bir bakarlar. Sessizce yoklama yaparlar. Hala aklında bir yerleri olup olmadığını anlamaya çalışırlar. Çünkü bazı egolar, unutulmayı terk edilmekten daha ağır yaşar. 

Ayrılık biter, stalk bazılarında bitmez ! 

Bir insanı unutamamak normal. Canının yanması normal. Arada bakmak bile belki normal. Ama hayatını eski sevgilinin yeni hayatına göre şekillendirmek… işte orada insan kendini kaybetmeye başlıyor. Çünkü bazı insanlar ilişkileriyle değil, takıntılarıyla yaşamaya devam ediyor. 

Ve işin en acı tarafı şu:
Takıntı, insana en çok kendini unutturuyor. 

Çözüm, sürekli bakmak değil yüzleşmek ! 

Bazı insanlar unutmaya çalışmıyor aslında. Sadece kontrol ederek içini rahatlatmaya çalışıyor. Ama ne kadar bakarsan bak, gördüğün hiçbir şey canını gerçekten hafifletmiyor. Çünkü mesele karşı taraf değil; mesele insanın kendi içinde kabullenemediği şeyler. 

Bazen çözüm engellemek değil, kendine dürüst olmak.
“Hala neden ilgileniyorum?” sorusunu kendine sorabilmek. 

Kolay gelsin :)) 

Dilara KIRMIT