Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden Nejat Uygur, yalnızca sahnedeki başarılarıyla değil, ailesini de tiyatronun içinde yetiştirmesiyle biliniyor. Beş oğlundan Süheyl ve Behzat Uygur, babalarının açtığı yoldan ilerleyerek tiyatrocu oldu. Üstelik onların sahneyle tanışması, sonradan verilen bir kariyer kararından çok daha önceye dayanıyordu. Turneler sırasında dünyaya gelen kardeşler, çocukluklarını tiyatro kulisleri ve sahneler arasında geçirdi. Yıllar sonra babalarının tiyatro anlayışını kendi isimleriyle sürdürdüler.
Tiyatroya Anne Karnında Başladılar

Süheyl ve Behzat Uygur’un hikâyesini ilginç kılan ayrıntılardan biri, tiyatroyla tanışma yaşlarının çok küçük olması. Babaları Nejat Uygur ve anneleri Necla Uygur, yıllarca Anadolu turnelerine çıkan bir tiyatro ekibinin parçasıydı. Bu nedenle çocukları da tiyatronun hareketli yaşamının içinde büyüdü.
Behzat Uygur, yıllar önce verdiği bir röportajda tiyatro serüvenlerinin âdeta anne karnında başladığını anlatmıştı. Annesinin hamileyken bile sahneye çıktığını söyleyen Behzat Uygur, kendisini bildi bileli tiyatronun içinde olduğunu ifade etmişti. Süheyl Uygur da hayatlarının büyük bölümünün tiyatroyla geçtiğini vurgulamıştı.
Bu açıdan bakıldığında kardeşlerin meslek seçimi şaşırtıcı görünmüyor. Sahne, onlar için sonradan keşfedilen bir alan değil, çocukluklarından itibaren aşina oldukları bir yaşam biçimiydi.
Nejat Uygur’un Tiyatrosunda Yetiştiler

Süheyl ve Behzat Uygur’un oyunculuk eğitiminde babalarının tiyatrosu önemli bir yere sahipti. İki kardeş, profesyonel anlamda oyunculuk kariyerlerine başlamadan önce Nejat Uygur Tiyatrosu bünyesinde farklı oyunlarda yer aldı.
Nejat Uygur’un kendisi de yıllar önce verdiği bir röportajda oğullarının tiyatro eğitimini kendi tiyatrosunda aldığını anlatmıştı. Hatta Süheyl’in küçük yaşlarda babasından rol istemesi ve sonrasında sahneye çıkması, aile içindeki tiyatro ilişkisinin ne kadar erken başladığını gösteren anılardan.
Behzat’ın tiyatroya geçişi de oldukça renkli bir anıyla anlatılıyor. Nejat Uygur’un aktardığına göre Behzat, kardeşi Süheyl’in rol aldığı bir oyunda sahneden birkaç kez geçince Süheyl tarafından uyarılmış. Behzat’ın buna verdiği “Burası benim babamın tiyatrosu” şeklindeki cevapsa daha sonra oyunun bir parçasına dönüşmüş.
1991’de Kendi Tiyatrolarını Kurdular

Kardeşlerin kariyerindeki asıl dönüm noktalarından biri 1990’ların başında geldi. Babalarının tiyatrosunda edindikleri deneyimin ardından Süheyl ve Behzat, kendi tiyatrolarını kurmaya karar verdi.
İlk olarak Genç Uygurlar Tiyatrosu adıyla yola çıktılar. 1991’de sahneledikleri Boynuz Kulağı Geçer adlı oyun, bu yeni dönemin başlangıcı oldu. Oyunun adını Nejat Uygur’un koyduğu ve oyunu da kendisinin yönettiği belirtiliyor.
İlk yıllarda kardeşlere aileden gelen tiyatro geleneği güçlü biçimde eşlik etse de zaman içinde kendi sahne anlayışlarını oluşturdular. Daha sonra topluluk Süheyl-Behzat Uygur Tiyatrosu adını aldı ve kardeşlerin kariyerinin merkezine yerleşti.
“Şahane Pazar” ile Ekranların Tanınan İkilisi Oldular

Süheyl ve Behzat Uygur’un kariyeri yalnızca tiyatro sahnesiyle sınırlı kalmadı. Kardeşler, 1990’lı yıllarda televizyon programlarıyla da geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.
Özellikle Şahane Pazar, ikilinin televizyon kariyerinde önemli bir yere sahip oldu. Programdaki sunuculukları ve kardeşler arasındaki doğal mizah, onları ekranların sevilen ikililerinden biri hâline getirdi. Uygur Tiyatro’nun kendi tarihçesinde de programın 1993’ten itibaren sürdüğü ve kardeşlerin televizyon sayesinde geniş kitlelere ulaştığı belirtiliyor.
Böylece Nejat Uygur’un oğulları, babalarının tiyatro sahnesinde başlayan hikâyelerini televizyona da taşıdı. Ancak onların temel çalışma alanı hiçbir zaman tiyatrodan kopmadı.
