“Dosyaya değil insana, sonuca değil sürece de değer veren bir anlayışı benimsiyoruz.”
“Hukuk uzun soluklu bir yolculuk; sürdürülebilirlik bizim için temel ilke.”
Hukuku yalnızca kanun maddeleriyle sınırlamayan, mesleğe vicdan ve sorumluluk duygusunu merkezine alan Elif Nurbanu Or ve İbrahim Or, şehrin en çok okunan yayınıAnkara Life Dergisine konuk oldu. Or Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kuruluş yolculuğundan ortak bir vizyonla üretmenin gücüne, değişen hukuk dünyasına ayak uyduran yaklaşımlarından müvekkille kurulan güven temelli ilişkilere uzanan bu samimi röportaj; iki hukukçunun yalnızca mesleki duruşunu değil, insana dokunan bakış açısını da gözler önüne seriyor. Hukukun soğuk yüzüne sıcak bir pencere açan bu sohbet, “iyi hukukçuluk” kavramını yeniden düşünmeye davet ediyor. İyi okumalar dileriz.
Röportaj: Hatice Şeyma Basut

Or Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kuruluş hikâyesi nasıl şekillendi? Elif Nurbanu Or ve İbrahim Or olarak sizi birlikte üretmeye ve ortak bir vizyon inşa etmeye iten temel motivasyon neydi?
Or Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, yalnızca bir ofis kurma fikrinden değil; hukuka bakışımızı, mesleki duruşumuzu ve insana yaklaşım biçimimizi ortak bir zeminde buluşturma iradesinden doğdu. Elif Nurbanu Or ve İbrahim Or olarak farklı deneyim alanlarından gelmemize rağmen, hukukun yalnızca teknik bir bilgi alanı değil, aynı zamanda güven, sorumluluk ve vicdan gerektiren bir meslek olduğu noktasında aynı dili konuştuğumuzu fark ettik. Birlikte üretme kararımızın temelinde; müvekkil odaklı, şeffaf ve çözüm merkezli bir yaklaşımı sürdürülebilir bir yapı altında hayata geçirme isteği vardı.
Kariyer yolculuğunuzda “iyi ki bu kararı almışım” dediğiniz bir kırılma anı var mı? Sizi siz yapan o dönüm noktası hangi deneyimle ortaya çıktı?
Meslek hayatımızda “iyi ki” dediğimiz en önemli karar, kendi yolumuzu çizme cesaretini göstermemizdir. Bağımsız bir yapı kurmak; daha fazla sorumluluk, daha fazla emek ama aynı zamanda daha sahici bir mesleki tatmin anlamına geldi. Bugünden baktığımızda, bizi biz yapan dönüm noktası; dosyaya değil insana, sonuca olduğu kadar sürece de değer veren bir hukuk anlayışını bilinçli olarak benimsememizdir.
Hukuk sektörü hem Türkiye’de hem dünyada hızlı bir değişim ve dönüşüm içinde. Or Hukuk bu değişim ve dönüşüme nasıl hazırlanıyor?
Dijitalleşme, veri koruma, yapay zekâ destekli hukuk uygulamaları hukuk pratiğini köklü biçimde dönüştürüyor. Bununla birlikte uluslararası ticaret, tahkim ve çok disiplinli çalışma modelleri de klasik avukatlık pratiğinin sınırlarını genişletiyor. Or Hukuk olarak bu dönüşümü yakından takip ediyor; alanında uzman ve deneyimli kadromuzla, sürekli eğitim, güncel mevzuat ve içtihat takibi ile değişimi izleyen değil, anlayan ve yöneten tarafta olmayı hedefliyoruz.
Hukuk, çoğu zaman soğuk ve mesafeli bir alan olarak algılanıyor. Or Hukuk’un müvekkil yaklaşımını farklı kılan temel değerler neler?

Hukukun soğuk algılanmasının temel nedeni, çoğu zaman dilinin ve yaklaşımının insan hayatındaki etkisinin yeterince görünür kılınamamasıdır. Biz, müvekkillerimizle ilişkimizde önce dinlemeyi, sonra anlatmayı tercih ediyoruz. Or Hukuk’un yaklaşımını farklı kılan temel değerler; erişilebilirlik, açıklık ve güvene dayalı iletişimdir. Müvekkillerimizi sürecin pasif bir unsuru değil, bilinçli bir paydaşı olarak görüyoruz. Açıklık, erişilebilirlik ve düzenli bilgilendirme, Or Hukuk’un temel çalışma prensipleri arasında yer alıyor.
Yoğun tempo, yüksek sorumluluk ve sürekli güncel kalma gerekliliği… Bu dinamikler içinde dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Bizim için denge, her an kusursuz olmak değil; sürdürülebilir bir tempo kurabilmektir. Hukuk, uzun soluklu bir meslek ve bu süreçte zihinsel dayanıklılığın, mesleki bilgi kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Paylaşarak üretmek, iş bölümünü doğru yapmak ve öğrenmeye açık kalarak kendimizi yalnızca sonuçlarla değil, süreçte gösterdiğimiz emekle de değerlendirmek motivasyonumuzu besliyor.

Genç hukukçulara tek bir cümlelik ama güçlü bir mesaj verecek olsanız, bu cümle ne olurdu?
“İyi bir hukukçu olmak için önce iyi düşünmeyi, sabırlı olmayı ve hukuku yalnızca kazanmak için değil, doğruyu inşa etmek için öğrenmeyi hedefleyin.”
