Dr. Yelda Bice “Hayatınızı siz şekillendirin!”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Zamanın ve dünyanın sizi şekillendirmesine izin vermeyin. Kendinize inanın, güvenin ve kendinizi sevin. Hayatınızı siz şekillendirin!”

 Dermatoloji ve estetik alanlarında 13 yıllık bir başarıya imza atan Dr. Yelda Bice, Ankara Life Dergisi’nin kapak konuğu oldu. Mesleki yolculuğuna başladığı günden bu yana, hem estetik hem de dermatoloji alanlarında derinlemesine bir bilgi birikimi ve deneyim kazanan Dr. Bice, yalnızca cilt sağlığına odaklanmakla kalmayıp, aynı zamanda insanlara içsel huzur ve özgüven kazandırmayı da misyon edinmiş bir uzman. Onun için estetik, yüzeysel bir değişim değil, insanın içindeki güzellikleri dışa vurabildiği bir süreç. Hastalarının her birinin ihtiyacına özel, kişisel ve doğal çözümler sunmak, kariyerinin temel taşlarını oluşturuyor. Dr. Bice, her adımında etik değerleri ve insan odaklı yaklaşımını öne çıkararak, sektörde kendine sağlam bir yer edinmiş bir isim.

Bu özel röportajda, Dr. Yelda Bice, mesleki kariyerinin başından itibaren yaşadığı en önemli dönüm noktalarına değiniyor. Sadece başarılı bir klinik hayatı inşa etmekle kalmayıp, sektördeki güçlü firmalarla eğitim hekimi olarak yaptığı işbirlikleri sayesinde, deneyimlerini genç meslektaşlarıyla paylaşarak onların gelişimine katkıda bulunmayı da kendine bir görev kabul ediyor. Klinik hayatının ötesinde, toplum sağlığına ve sosyal sorumluluk projelerine verdiği önemin altını çizen Bice, sağlık ve estetikte kadın liderleri desteklemek amacıyla yürüttüğü projelerle de adından söz ettiriyor. “Sağlık ve Estetikte Kadın Liderler” gibi projelerle, tıp öğrencilerine gönüllü destek sağlamak ve sosyal sorumluluk bilinci oluşturmak, onun için meslekten çok daha fazlasını ifade ediyor.

Bodrum’a açacağı yeni kliniğiyle ilgili heyecanını da paylaşan Dr. Yelda Bice, sektöre katkı sağlamak adına farklı bir adım atıyor. 4 katlı dev bir binada kurulacak bu klinikte, son teknoloji cihazlar ve tedavi yöntemleri ile hem yerel halk hem de sağlık turizmi alanında yurt dışından gelen hastalar için hizmet sunmayı hedefliyor. Bu yatırımdan beklentisi sadece Bodrum’daki sağlık alanına katkı sağlamak değil, aynı zamanda dermatoloji ve estetikteki yenilikçi eğitim yöntemlerini de hayata geçirmek. Genç hekimler için eğitim klinikleri açarak, sektördeki tüm meslektaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmayı planlıyor.

Dr. Yelda Bice, yalnızca bir estetik uzmanı değil, aynı zamanda güzelliğin derinliklerini keşfeden bir yol gösterici. Onun için güzellik, sadece bir yüzeysel iyileştirme değil; insanın içindeki potansiyeli ortaya çıkarmakla ilgilidir. Bu röportajda, hem içsel hem de dışsal güzelliği nasıl dengelediğini, sosyal medya ve dijitalleşme ile şekillenen estetik algısına nasıl yaklaşması gerektiğini ve estetik müdahalelerde ne gibi etik sorumluluklar taşıdığını detaylı bir şekilde anlatıyor. Dr. Yelda Bice’nin iş dünyasına ve topluma kattığı değerler, onun mesleki tatmininin ötesine geçiyor, insanlara ilham veriyor ve güzellik anlayışını yeniden şekillendiriyor. Keyifli geçen röportajımız sizlerle, iyi okumalar dileriz.

Yelda Hanım, 13 yıl önce başladığınız bu yolculukta, dermatoloji ve estetik alanlarında nasıl bir başarı öyküsü yazdınız? Bu süreçte en çok sizi motive eden faktörler neler oldu?

İnsanların yüreklerine, kendi yüreğimle dokunabilmek için çıktığım bu yolculukta, mesleğimi en iyi şekilde icra ettiğime inanıyorum. Hastalarımın beklentilerini doğru bir şekilde anlayarak, onlara en uygun çözüm yollarını sunmaya özen gösterdim. Eğer talepleri tıbbi açıdan doğru değilse, bunu nazik bir şekilde ifade etmek ve ihtiyaçları dışına çıkmadan, onların istedikleri sonuçlara ulaşmalarını sağlamak benim için çok önemli. Bu yaklaşımımın, başarımın temel taşlarından biri olduğunu düşünüyorum. En büyük motivasyon kaynağım ise, hastalarımın kendilerini iyi hissetmeleri ve mutlu olmaları. Onların memnuniyeti, bana her zaman güç ve ilham veriyor.

Sektördeki deneyiminiz ve başarınızla tanınan bir uzman olarak, sektördeki güçlü firmalarla eğitim hekimi olarak çalışmalarınızın size nasıl bir katkısı oldu? Bu deneyimlerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

Klinik hayatımın üzerinden 13 yıl geçti ve bu süreçte elde ettiğim sonuçlar ve başarılar, sektördeki önemli firmalardan eğitim hekimliği için teklifler almama vesile oldu. Bu konuda mütevazi olmam gerekirse, sanırım başarılarımın takdir edilmesi doğal bir sonuç. Şu anda dünyaca tanınan bir firmanın eğitim hekimliğini yapıyorum ve yeni başlayan birçok hekim arkadaşım ile deneyimlerimi paylaşarak onlara yol gösteriyorum. Ayrıca, bakış açısına ve etik değerlerine inandığım bir grup hekim arkadaşımla bir dernek kurarak, kongreler ve sempozyumlar düzenliyoruz. Bu organizasyonlar sayesinde, dermatoloji camiasındaki tüm meslektaşlarımıza ulaşarak tecrübelerimizi aktarmayı ve sektöre katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Estetik ve dermatoloji alanında, sadece güzellik değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk anlamında da önemli işler yapıyorsunuz. Sosyal sorumluluk projelerinizin amacı nedir ve bu projeler size nasıl bir tatmin sağlıyor?

Estetik ve dermatoloji alanının ötesinde, genel olarak sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya büyük özen gösteriyorum. ‘Sağlık ve Estetikte Kadın Liderler’ adlı projede, ‘Yarınlar için ben varım’ diyerek tıp fakültesi öğrencilerine gönüllü olarak destek verdim. Ayrıca, Otizm Derneği’nin bir organizasyonuna sponsor oldum çünkü hepimizin sadece fiziksel değil, manevi güzelliğe de ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Nezaket, hoşgörü, empati ve kalbimizi temiz tutma gibi değerlerin, özellikle bu zor dönemde, her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyorum. Dünyanın iyiliğe, iyiliği yaymaya, birbirimize destek olmaya daha fazla ihtiyacı var. Bizlerden bunu almadan, kendi içimizde ve çevremizle barış içinde yaşama gerekliliği büyük. Bu projeler, bana sadece mesleki tatmin değil, aynı zamanda insan olmanın en derin anlamını hatırlatıyor.

Bodrum’a açılacak yeni kliniğinizle ilgili heyecanlı bir yatırım sürecine girdiğinizi duyduk. Bu yeni yatırım ve kliniğin, sektördeki hedeflerinizi nasıl şekillendiriyor? Bodrum’daki bu yatırımda neleri farklı yapmayı planlıyorsunuz?

Bodrum’a gerçekten iddialı bir giriş yapıyoruz. Orada, 4 katlı bir binada, bölgenin en büyük dermatoloji ve estetik kliniğini açmayı planlıyoruz. Kliniğimizde, longevity (uzun yaşam), zayıflama, son teknoloji cihazlar ve lazerlerle yapılan uygulamalar gibi çeşitli hizmetler sunacağız. Bodrum halkına yönelik olmanın ötesinde, sağlık turizmiyle yurt dışından da hasta kabul etmeyi hedefliyoruz. Sektördeki tüm hizmetleri, en son teknolojilerle sunmayı ve her alanda yüksek kaliteyi hedefliyoruz. Ayrıca, dermatoloji alanında yeni yer açacak hekim arkadaşlarımız için, kapsamlı bir eğitim kliniği olmayı planlıyoruz. Bu yatırım, sadece bölgede değil, sektörde de önemli bir fark yaratmayı amaçlıyor.

13 yıllık birikiminizle, sektörün nereye evrileceğini ve gelecekteki dermatoloji trendlerini nasıl görüyorsunuz? Gelişen teknolojiler ve yeni tedavi yöntemleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Sürekli evrilen bir sektör olarak, biz hekimler de kendimizi sürekli geliştirmekle sorumluyuz. Yeni jenerasyonun bu alanda oldukça ilgili olduğunu gözlemliyorum, ancak teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte bilgi kirliliği de arttı. Bu noktada, doğru bilgiye ulaşmalarını sağlamak ve işlemlerini güvenli, deneyimli ellerde yaptırmalarını yönlendirmek bizim en önemli görevimiz. Doğru tedavi yöntemleri ve güvenilir hekim seçimi konusunda farkındalık yaratmak, sektöre katkı sağlamak adına büyük bir sorumluluk taşıyor. Yakın gelecekte, bu konularda seminerler düzenlemeyi ve hem meslektaşlarım hem de hastalarım için bilgilendirme yapmayı planlıyorum.

İnsanlar genellikle “güzel kalmanın sırları”nı merak eder. Dr. Yelda Bice’ningözünden, hem içsel hem de dışsal güzelliğin formülü nedir?

Güzel kalmanın sırrı, bence önce kendimizi sevmemiz ve kendimize inanabilmemizle başlıyor. İçsel huzurumuz, dışsal güzelliğimizi de şekillendiriyor. Ruhsal olarak kendimizi iyi hissetmek için fiziki değişimlere ve kendimizi güzel hissetmeye ihtiyaç duyuyoruz. Zamanla cildimizin ve bedenimizin toparlanması zaman alabileceğinden, genç yaşta cildimizi korumak ve ihtiyaçlarını karşılamak oldukça önemli. Gençlerin bu konuda çok daha bilinçli olduğunu gözlemliyorum. Ancak güzel kalmanın en büyük sırrı, bu çalkantılı dünyada kalbimizi temiz tutmaktan geçiyor. Sonrası, teknolojiyle çok daha kolay hale geliyor.

Estetik alanında yapılan müdahaleler günümüzde oldukça popüler. Sizin hastalarınıza yaklaşımınız nasıl? Estetikle ilgili kararlar verirken nelere dikkat ediyorsunuz?

Estetik müdahalelere olan ilgi günümüzde oldukça fazla, ancak burada dikkat etmemiz gereken en önemli şey, hastaların bazen sosyal medyadan ya da kulaktan dolma bilgilerle bize başvurması. Bu noktada, ben her zaman hastalarıma cilt yapısına uygun, doğru işlemleri tavsiye ediyorum. Çünkü bazen talep edilen işlemler, kişinin cilt yapısına uygun olmayabiliyor. Estetik müdahalelerde doğru yönlendirme yapmak, ticari kaygılarla hareket etmeden ve etik değerleri gözeterek kararlar almak çok önemli. Ne yazık ki, doktor olmayan kişilerin yaptığı uygulamalardan dolayı hastalarımız sıkça sorunlarla geliyor ve biz de durumu düzeltmek için müdahale etmek zorunda kalıyoruz. Cilde uygun olmayan ya da tıbbi onayı olmayan ürünlerle yapılan işlemler, ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu yüzden, doğru ve güvenilir uzmanlarla çalışmak büyük önem taşıyor.

 

Sektördeki eğitiminizi, bilgi birikiminizi ve tecrübelerinizi nasıl geliştiriyorsunuz? Kendinizi sürekli nasıl yeniliyorsunuz?

Kendimi sürekli geliştirmek adına yurt dışındaki özel eğitimlere katılıyor ve sektördeki önemli kongrelere düzenli olarak iştirak ediyorum. Bu sayede hem yenilikçi bilgiler ediniyor hem de en son teknolojileri yakından takip etme fırsatı buluyorum. Kendimi sürekli yenileyebilmek için, her alandaki gelişmeleri takip etmek ve uygulamalı eğitimler almak çok önemli. Bu sayede hem mesleki bilgimi derinleştiriyor hem de hastalarıma en iyi hizmeti sunmak için gerekli donanıma sahip oluyorum.

Güzellik, cilt sağlığı ve estetik arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Cilt sağlığının güzellikle olan ilişkisini daha derinlemesine anlatabilir misiniz?

Cilt sağlığı olmadan ne güzellik ne de estetik sonuçlar anlam kazanır. Bu ikisi birbirini tamamlayan, üst üste kurgulanabilecek aşamalardır. Hastalarıma da her zaman anlatmaya çalıştığım gibi, sağlıklı bir cilt temel oluşturur; onun üzerine yapılan estetik müdahaleler ise kalıcı ve etkili sonuçlar sağlar. Cilt sağlığı, güzelliğin temeli olduğu için, estetik uygulamalar öncesinde cildin ihtiyaçlarını doğru şekilde belirleyip ona yönelik bakım ve tedavi sağlamak büyük önem taşır. Böylece hem cildin doğal sağlığını korur hem de estetik müdahalelerle daha estetik ve uzun ömürlü sonuçlar elde edebiliriz.

 

Sosyal medya ve dijitalleşme, estetik alanındaki farkındalığı arttıran önemli faktörlerden biri. Sizin için bu dijital platformlar nasıl bir anlam taşıyor ve estetik algısının dijital medyada nasıl evrildiğini düşünüyorsunuz?

Sosyal medyada ciddi bir bilgi kirliliği olduğu kesin. Bu nedenle, hastalarıma her zaman araştırmalarını yapmalarını ve anlatılan her şeye itibar etmemelerini tavsiye ediyorum. Bizim, her talebi karşılayabilme gibi bir lüksümüz yok; asıl önemli olan, değişimin nasıl olacağını, ihtiyaçları nasıl karşılayabileceğimizi ve neleri değiştirebileceğimizi doğru bir şekilde anlatmaktır. Yıllar önce sosyal medyada yapılan paylaşımları gördükten sonra mesleki anlamda paylaşım yapmamaya karar verdim. Bu benim için kişilere ulaşmak açısından riskli bir tercih gibi görünse de, referanslarım sayesinde çok iyi bir konuma geldiğimi düşünüyorum. Benim için en sağlıklı yöntem, birebir iletişim kurarak doğruları anlatmaktır. Çünkü her kişinin estetik ihtiyacı farklıdır ve herkesin uygulama gereksinimi aynı değildir. Bu yüzden, sosyal medyada gördüklerine fazla itibar etmemelerini öneririm.

Çalışmalarınızda her zaman hasta memnuniyetini ön planda tutuyorsunuz. Peki, size göre başarılı bir estetik müdahale nasıl tanımlanır?

Başarılı bir estetik müdahale, öncelikle hastanın ihtiyaçlarını doğru bir şekilde anlamakla başlar. Ben, her hastama önce ne istediklerini ve hangi değişiklikleri arzuladıklarını dinliyorum. Ardından, bu talepleri ne ölçüde uygulayabileceğimi ve nasıl bir değişim yaşayacaklarını açıkça ifade ediyorum. Gereksiz müdahaleler yapmayı kesinlikle doğru bulmuyorum; estetik, doğal ve dengeli sonuçlar elde etmekle ilgilidir. Başarının ölçüsü, hastanın beklentilerini karşılamak ve onu mutlu bir şekilde, sağlıklı bir şekilde sonuçlarla geri göndermektir.

 

Gelecekteki projeleriniz, hayalleriniz ve hedefleriniz nelerdir?

Gelecekteki projelerim ve hedeflerim, öncelikle bu dünyada güzel şeyler yaşamak ve güzel izler bırakabilmek üzerine şekilleniyor. İnsani değerlerimizden, dürüstlükten ve doğruluktan asla taviz vermeden, dünyayı güzelleştirmek ve daha iyi bir yer haline getirmek istiyorum. Yaşadığımız dünya ne kadar güzel olursa, biz de o kadar güzel oluruz, diyorum.