Çiğdem Tunç Hair Studio, Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden biri olan Saadet Gürses’e peruk hediye etti…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çiğdem Tunç Hair Studio olarak bizim için anlamı çok büyük olan özel bir paylaşımı sizinle iletmek istiyoruz.

 

Yeşilçam’ın değerli isimlerinden, güçlü duruşu ve yaşam mücadelesiyle hepimize ilham olan Saadet Gürses Hanım’a peruk hediye ettik. Kendisine, hem günlük yaşamında rahatlıkla kullanabileceği hem de olası set çalışmalarında değerlendirebileceği iki farklı kullanım amacı düşünülerek özel bir destek sunuldu.

 

Bu paylaşım bizim için yalnızca bir hediye verme hikâyesi değil; kadınların en hassas ve en zor süreçlerinde yanlarında olabilmenin, onlara hem psikolojik hem de estetik anlamda güç verebilmenin bir yansıması.

 

 

Bu vesileyle bir sosyal sorumluluk adımı da atıyoruz:

 

Doktor raporunu ibraz eden, kemoterapi tedavisi gören tüm kadınlara ürünlerimizde özel indirim uygulayacağız.

 

Amacımız yalnızca saç değil; moral, özgüven ve yeniden iyi hissetme duygusuna da dokunabilmek.

 

 

ÇİĞDEM TUNÇ KİMDİR VE NELER YAPAR

 

Cigdem Tunc ile guzellik, ozguven ve kadin dayanismasi uzerine 15 yillik tecrubesi, kendi uretim atolyesi ve kadinlara dokunan hikayeleriyle Cigdem Tunc Hair Studio, peruk sektorunde yalnizca estetik degil; umut ve ozguven uretiyor. Markanin kurucusu Cigdem Tunc ile sactan fazlasini konustuk.

 

“Ben sacla ve kadin enerjisiyle dogmus gibiyim”

 

Cigdem Hanim, sizi ve markanizi biraz taniyabilir miyiz? Bu yolculuk nasil basladi?

 

Ben sacla, guzellikle ve kadin enerjisiyle dogmus gibiyim. Yaklasik 15 yil once bu sektore adim atarken tek bir hedefim vardi: Her kadinin aynaya baktiginda kendini yeniden guclu, guzel ve ozguvenli hissetmesi. Bugun Cigdem Tunc Hair Studio Turkiye’nin en bilinen ve guvenilen peruk markalarindan biri haline geldiyse, bunun arkasinda cok buyuk bir emek, sevgi ve kadin dayanismasi var.

 

Aynadaki Gulumseme En Buyuk Motivasyon

 

Bu 15 yillik surecte sizi en cok besleyen ve en cok zorlayan seyler neler oldu?

 

Beni en cok besleyen sey, kadinlarin aynaya bakip yeniden gulumsemesini gormek. En zorlayan nokta ise perukla ilgili toplumda hala var olan onyargilar. Peruk cogu zaman yapaylikla aniliyor ama aslinda bu bir iyilesme, kendini yeniden bulma sureci. Her donusum hikayesi bana guc veriyor.

 

Kendi Atolyesinde Uretim: Kalitenin Anahtari

 

Kendi atolyenizde uretim yapmaniz size ne kazandiriyor?

 

Kendi atolyemizde uretim yapmak bize tam kontrol sagliyor. Renk tonundan dikis sikligina, sacin kalitesinden ic yapisina kadar her detayi birebir takip ediyorum. Bu da hem kalite standardimizi korumamizi hem de musteriye ozel tasarimlarda kusursuz sonuclar elde etmemizi sagliyor.

 

Alopecia ve kanser gibi zorlu sureclerden gecen kadinlara ozel hizmetleriniz var. Bu hizmetlerin anlami sizin icin ne?

 

Kesinlikle sactan fazlasini sunuyoruz. Buraya gelen kadinlar benim icin sadece musteri degil, birer kahraman. Onlara ozguven, moral ve yeniden dogus hissi veriyoruz. Kadin dayanismasinin en gercek halini burada yasiyoruz.

 

Kisiye ozel peruk tasarim sureciniz nasil ilerliyor?

 

Her sey detayli bir danismanlikla basliyor. Yuz hatti, cilt tonu, yasam tarzi ve en onemlisi duygusal durum benim icin cok belirleyici. Ardindan sac tipi, yogunluk ve renk analizini yapiyoruz. Ortaya cikan her peruk, sahibinin enerjisini tasiyan ozel bir tasarim oluyor.

 

Unlu Isimlerin Tercihi Olmak Guveni Artiriyor

 

Bircok taninmis ismin sizi tercih etmesi markayi nasil etkiledi?

 

Seda Sayan, Safiye Soyman, Bircan Bali gibi isimlerin bizi tercih etmesi markamizin gorunurlugunu ve guvenilirligini artirdi. Ancak benim icin her kadin bir yildiz. Unlu ya da degil, her musterimi ayni ozenle agirliyorum.

 

Nisantasi’ndaki iki subenizden ve musteri kitlenizden bahseder misiniz?

 

Nisantasi benim icin sadece bir semt degil, bir durus. Zarafetin, ozguvenin ve modern kadinin sembolu. Musteri kitlemiz; sanat dunyasindan isimlerden sac kaybi yasayan ve dogal cozumler arayan kadinlara kadar oldukca genis.

 

Basarinizi surdurulebilir kilmak icin nasil bir ekip anlayisiyla calisiyorsunuz?

 

Ekip arkadaslarimi calisan degil, ailem olarak goruyorum. Empati gucu yuksek, isini kalpten yapan bir ekibiz. Cunku biz sadece sac degil, insanlarin hikayelerini de emanet aliyoruz.

 

Peruk kullanimina dair onyargilarla nasil mucadele ediyorsunuz?

 

Sosyal medya, canli yayinlar ve televizyon programlariyla kadinlara ilham vermeye calisiyorum. Peruk gizlenmesi gereken bir sey degil; aksine kendine verdigin degerin gostergesidir mesajini her firsatta vurguluyorum.

 

Sizi en cok etkileyen musteri hikayesi hangisiydi?

 

Kemoterapi surecinde olan bir musterim vardi. Ilk geldiginde gozleri doluydu. Perugunu taktiginda aynaya bakti ve “Beni kendimle yeniden tanistirdiniz” dedi. Bu cumle benim icin her seyin ozeti.

 

Kadin girisimci olarak sektorde var olmanin artilari ve eksileri neler?

 

Zorluklar var; onyargilar, riskler, kaliplar. Ama kadin olmanin getirdigi sezgi, detaycilik ve duygusal zeka buyuk bir avantaj. Tum kadinlara tavsiyem: Kimsenin onlara cizdigi sinirlari kabul etmesinler. Kendi isiklarini yakmaktan korkmasinlar. Cunku istersek her seyi basaririz.