Azimle Büyüyen Bir Marka, Prensiplerle Yazılan Bir Yolculuk!..

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Zorlandığım anlarda, yaptığım işin insanlara dokunduğunu hatırlamak beni yeniden toparlıyor.”

Kendi yaşam mücadelesinden doğan güçlü bir farkındalığı, ilkelerinden ödün vermeden büyüyen bir markaya dönüştüren Olgu Örenli Azizoğlu;diyetkapımagelsin.comile yalnızca sağlıklı beslenme alışkanlıkları değil, güvene dayalı bir yaşam modeli inşa ediyor. İki annelik deneyimi, yıllara yayılan danışan hikâyeleri ve “aynı kalite, aynı sistem” anlayışıyla şekillenen şubeleşme yolculuğu; Ankara’dan İstanbul, İzmir ve Eskişehir’e uzanan titiz bir büyüme vizyonunu ortaya koyuyor. İlham veren duruşu, net prensipleri ve insan odaklı yaklaşımıyla dikkat çeken Azizoğlu, hem kişisel dönüşümünü hem de markasının emin adımlarla ilerleyen yolculuğunu Ankara Life Dergisine samimi bir dille anlattı. Keyifli okumalar dileriz.

Olgu Hanım, yaşam felsefeniz sadece iş hayatınızı değil, günlük rutinlerinizi ve küçük seçimlerinizi de şekillendiriyor. Peki, günlük yaşamınızda size güç veren alışkanlıklar nelerdir?

Aslında günlük hayattaki motivasyonumu tamamen kendimden yola çıkarak oluşturdum. İki doğum yaptım, bu süreçte çok kilo aldım ve şeker hastasıydım. Küçük çocuklarım vardı, çok yorgundum, yoğundum ve “bu yüzden kilo veremiyorum” dediğim pek çok an oldu.
Sonra şunu fark ettim: Eğer bu düşünceler benim aklıma geliyorsa ve benim böyle bir ihtiyacım varsa, eminim binlerce insanın da vardır. Bu farkındalık benim günlük hayatta da en büyük gücüm oldu. Kendimi ve ihtiyaçlarımı dürüstçe dinlemek, bana hem kişisel hem de mesleki olarak yol gösterdi.

Her motivasyonun bir sınavı vardır. Zorlandığınız, pes etmek istediğiniz anlarda nasıl toparlanıyorsunuz?

14 yıl boyunca benim durumumda olan binlerce insanla tanıştım. Diyet yapmak zorunda olan ama zamanı, mentali ya da sosyal çevresi nedeniyle buna enerjisi olmayan pek çok kişiyle…
Bu beni hep ayakta tuttu. İnsanların gerçekten desteğe ihtiyacı olduğunu görmek, “vazgeçmemeliyim” dememi sağladı. Çünkü bu sadece benim hikâyem değildi; pek çok insanın hikâyesiydi. Zorlandığım anlarda, yaptığım işin insanlara dokunduğunu hatırlamak beni yeniden toparlıyor.

Tüm bu kişisel motivasyon ve direncin yanında iş dünyasında da önemli adımlar atıyorsunuz. Diyetkapımagelsin.com’un yeni şubeleriyle büyüme sürecinizi nasıl tanımlarsınız?

Büyüme sürecimizi yavaş ama emin adımlarla ilerleyen bir yolculuk olarak tanımlarım. Franchise vermiyorum; çünkü franchise sisteminde aynı kaliteyi, aynı lezzeti ve aynı düzeni korumanın zor olduğuna inanıyorum.


Ankara’daki danışmanımız ne yiyorsa, hangi kalitede ve hangi sistemde çalışıyorsak; İstanbul, İzmir, Eskişehir ve diğer şehirlerde de birebir aynı düzeni uygulamak istiyorum. Biraz mükemmeliyetçiyim, bu yüzden risk almıyorum.
İllerdeki üyelerimle birebir kendim ilgileniyorum ve hepsine yetişmeye çalışıyorum. Bundan sonraki hedefim Bodrum, Bursa ve Antalya. Önümüzdeki iki yıl içinde bu hedefleri hayata geçirmeyi planlıyorum.

Her girişimin kendine özgü dersleri vardır. Sizce şirketinizi kurarken ve büyütürken öğrendiğiniz en değerli ders neydi?

Her oluşum ve her büyüme sancılıdır. Tıpkı insan gibi… Doğarken sancılıdır, ergenlikte sancılıdır. Diyetkapımagelsin’in doğuşu da sancılıydı. Ama ben her zaman bu markayla çok güzel işler yapılacağına inandım.
Şirketi kurarken ve büyütürken öğrendiğim en önemli değer, doğru bildiğimden asla vazgeçmemek oldu. Örneğin detoks ve ketojenik diyet… Bunlar herkesin her istediği zaman yapması gereken uygulamalar değil. Ben bunları asla “satılacak bir ürün” gibi görmedim.
Detoksu hiç yapmıyoruz çünkü bunun büyük ölçüde kandırmaca olduğunu düşünüyorum. Ketojenik diyeti ise yalnızca gerçekten gerekli gördüğümüz, diyetisyen olarak uygun bulduğumuz durumlarda uyguluyoruz. Doğru bildiğim değerleri korumak benim için en büyük prensip.

 Okurlarımıza bir mesaj ya da iyi dileklerinizi paylaşmak ister misiniz?

Herkese önce sağlık, ardından bol kazanç, mutluluk, huzur ve keyifli bir hayat diliyorum. Hepimiz çok çalışıyoruz ama zaman zaman durup kendimizi dinlemeye ve gerçekten dinlenmeye de ihtiyacımız var.
Yeni yılın herkese kendine alan açabildiği, keyifli ve dengeli bir yıl olmasını diliyorum.