
Hazırlayıp Sunan: Özgür Alp Gündüz
Urfa’da bazı kapılardan içeri girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey dekor olmaz. Bir an durur, etrafınıza bakar ve daha yavaş nefes aldığınızı fark edersiniz. Benim “mekânın enerjisi” derken anlatmaya çalıştığım his tam da bu.

Stone House by Cevahir, bende böyle bir duygu uyandıran yerlerden biri. Şanlıurfa’nın merkezindeki taş konak; avlusu, eyvanları ve odalarıyla şehrin eski evlerinden birinin hayatını sürdürüyor. Taş duvarlarına bakarken burayı yalnızca bir konaklama yeri olarak düşünmek zor. Urfa’nın evlerinde avlu, dışarıdaki kalabalıktan içeriye geçilen yerdir. İnsanın kendi sesini yeniden duyabildiği bir boşluk açar.

Ben bir mekâna girdiğimde önce bedenimin verdiği cevaba bakarım. Omuzlarım gevşiyor mu? Sohbet ederken acelem azalıyor mu? Masaya oturduğumda gerçekten orada olabiliyor muyum? Stone House’un bende bıraktığı izlenim, Urfa’nın o kendine özgü ağırlığını ve misafirperverliğini bir arada taşıdığı yönünde. “Enerji alanı yüksek” dediğimde ölçülmüş bir değerden söz etmiyorum; taşın, avlunun ve karşılanma biçiminin insanda bıraktığı hissi anlatıyorum.

Mutfak da bu hikâyenin önemli bir parçası. Urfa’da sofra, yalnızca yemek yenilen yer değildir; tanışmanın, dinlemenin, bazen de uzun zamandır söylenmeyen bir sözün açıldığı yerdir. Stone House’un kahvaltısında yerel peynirler, zeytinler, ev yapımı reçeller ve sıcak lezzetler var. Mutfağında yöresel tatlara da yer veriliyor. Böyle bir sofrada insanın yemeği fark ederek, tadını alarak yemesi bile başlı başına küçük bir durma anı.

Nefes çalışmalarımda insanlara sık sık şunu söylerim: Kendine dönmek için her zaman gözlerini kapatman gerekmez. Bazen bir avluda oturup ilk lokmanı acele etmeden almak, karşındaki insanı gerçekten dinlemek ve bir süre telefonuna bakmamak da başlangıçtır.
Urfa’nın mistik tarafını ben biraz burada buluyorum. Eski taşların içine doğaüstü bir sır yerleştirmeye gerek yok. O taşların arasında yaşamış insanların, kurulmuş sofraların ve edilen sohbetlerin bıraktığı bir hafıza var. Stone House by Cevahir’i Urfa’nın en güzel mekânlarından biri olarak görmemin nedeni de bu: Bana şehri yalnızca seyretmeyi değil, bir süre onun ritminde kalmayı hatırlatıyor.

