AŞK BİTİNCE ENERJİ DE BİTER Mİ? ÜNLÜ AYRILIKLARINA FARKLI BİR BAKIŞ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

HERKES BİRBİRİNİN ESKİ SEVGİLİSİ Mİ? MAGAZİN DÜNYASINDA AŞKIN ÇAPRAZ TRAFİĞİ

Özgür Alp Gündüz

Hazar Ergüçlü, Efe Çelik’le ayrılığının ardından işine odaklandığını söyledi. Özel hayatındaki seçimlerinin sürekli gündeme gelmesinden de rahatsız olduğunu dile getirdi. Bir oyuncunun birkaç cümlesi bile günlerce konuşulabiliyor. Ayrılığın kendisi kadar, ayrılan iki insanın bundan sonra nasıl davranacağı da merak ediliyor.

Magazin dünyasında bu merakın başka bir nedeni daha var. Oyuncular, müzisyenler ve yapımcılar aynı davetlerde, setlerde, konserlerde karşılaşıyor. Eski sevgililer bir süre sonra yeniden aynı masaya oturabiliyor. Kimi zaman aynı çevreden iki insanın ilişki yaşadığı, ayrılıp yıllar sonra tekrar bir araya geldiği görülüyor. Dışarıdan bakınca insan sormadan edemiyor: Bunca yaşanmışlıktan sonra birbirlerinin yüzüne nasıl bakıyorlar?

Belki de ünlülere sorduğumuz bu soru, kendi hayatımızda cevaplamaktan kaçındığımız bir soru. Bir ilişki bittiğinde ortak arkadaşlar kaybolmuyor. Gidilen yerler, yapılan işler, kurulan bağlar olduğu yerde duruyor. İnsan bazen eski sevgilisiyle konuşmayı, aynı ortamda bulunmayı öğreniyor. Bazen de bunun kendisine iyi gelmediğini fark edip mesafe koyuyor. Ayrılıktan sonra süren temasın herkeste aynı etkiyi yaratmaması da bundan.

Peki aynı çevrede başlayan yeni ilişkilerin ardında ne var? Aşk mı, para mı, güç mü? “Ben onunla birlikte oldum” diyebilme isteği mi, yoksa tanınmış bir ismin sağladığı görünürlük mü?

Bu ihtimallerin hepsi konuşulabilir. Tanıdık bir çevrede yakınlık kurmak kolay gelebilir. Bir insan beğenilmek, seçilmek, ait hissetmek isteyebilir. Şöhretin olduğu yerde statü ve görünürlük de ilişkilere karışabilir. Fakat iki kişiyi dışarıdan izleyerek hangisinin ne amaçla yakınlaştığını bilemeyiz. Bir ilişkiye çıkar hesabı demek de aşk hikâyesi demek de tarafların yerine konuşmak olur.

Psikolojik açıdan daha ilginç olan, ilişkinin bitişinden sonra ne yaşandığıdır. Eski sevgilinin adı hâlâ bir şey hissettiriyor mu? Ortak bir davette karşılaşmak insanı geçmişe mi götürüyor, yoksa artık yalnızca eski bir tanıdıkla karşılaşmak gibi mi geliyor? Yeni bir ilişkiye gerçekten o kişiyi tanımak için mi giriliyor, yoksa biten ilişkinin bıraktığı boşluğu hızla doldurmak için mi?

Aşk bitince insanın bütün enerjisi bitmez. Yine de ayrılık, dikkati ve duygusal gücü bir süre kendine çekebilir. İyi gelen şey bazen işine dönmek, bazen dostlarıyla vakit geçirmek, bazen de kimseye açıklama yapmadan durmaktır. Toparlanmanın tek bir süresi yoktur.

 

Ünlülerin farkı, bütün bunları kameraların önünde yaşamaları. Biz bir davetteki fotoğrafı, kısa bir açıklamayı veya yeni bir ilişki haberini görüyoruz. O fotoğrafın öncesindeki konuşmaları, kırgınlıkları, verilen kararları bilmiyoruz.

Belki de “Nasıl birbirlerinin yüzüne bakıyorlar?” sorusunun tek cevabı yok. Kimi geçmişi gerçekten geride bırakıyor. Kimi aynı çevrede yaşamayı öğreniyor. Kimi ise yüzüne baksa da içinde bitmemiş bir hikâye taşıyor. Bunu en iyi, o ilişkinin içinde yaşamış iki kişi bilir.