
Unutulmaya yüz tutmuş el sanatları Altınköy Açık Hava Müzesi’nde yeniden hayat buluyor. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen zanaatkar ustalar, Anadolu’nun kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmak için Ankaralılarla bir araya geliyor. Bu kapsamda, Konya’nın Akşehir ilçesinden gelen “Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” Nazike Gündüz, Altınköy Açık Hava Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşuyor.
Geleneksel el sanatları Altınköy Açık Hava Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Konya Akşehir’den gelen Nazike Gündüz, “Folklorik Kitre Bebek” sanatının en güzel örneklerini Altınköy Açık Hava Müzesi’nde sergilemeye başladı. Geleneksel Türk el sanatlarının yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çalışmalarını sürdüren Nazike Gündüz, Geleneksel Türk İşlemeleri alanında “Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” olarak faaliyet gösteriyor. Desteklerinden ötürü Altındağ Belediyesine ve Altındağ Belediye Başkanı Dr. Veysel Tiryaki’ye teşekkürlerini ileten Gündüz, kitre bebek hakkında bilgi almak, nasıl yapıldığını görmek ve satın almak isteyen herkesi Altınköy Açık Hava Müzesi’ne davet etti.
“KİTRE BİR ANLATIM BİÇİMİDİR”

Konya’nın Akşehir ilçesinden Ankara’ya gelen usta öğretici Nazike Gündüz, folklorik kitre bebek sanatını Altınköy Açık Hava Müzesi’nde tanıtmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.13 yıldır kitre bebek üreten, çalışmalarında tarihi ve kültürel değerleri yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya çalıştığını kaydeden Gündüz “Her sergimde tarihi ve kültürel değerlerimize yer veriyorum. Çanakkale’de yaşayan ruhu bebeklerime yansıtıyorum. Kurtuluş Savaşı’nı kitre bebekler aracılığıyla canlandırdım. Cephedeki askerleri, Sahra Hastanesi’ni, Şerife Bacı’yı, Nene Hatun’u ve Seyit Onbaşı’yı kitre bebeklerle anlattım. Gelenekten geleceğe bir aktarım yapmaya çalışıyorum. Ayrıca Konya’nın önemli değerlerinden Nasreddin Hoca, Mevlana ve semazen figürlerini de kitre bebekler aracılığıyla anlatıyorum” dedi.
Gündüz, kitre bebek yapımı hakkında şu bilgileri verdi:
“Kitre bebek ne bir oyuncaktır ne de bir biblodur. Kitre bebek, aslında bir anlatım biçimidir. Geçmişimizi, tarihimizi ve kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmak üzere hazırladığımız bir kompozisyondur. Kitre bebek yapımında 3 ana malzeme kullanıyoruz, atık malzemeleri de değerlendiriyoruz. Ana malzeme olarak kitre, tel ve pamuk kullanıyorum. Kitre, Güneydoğu Anadolu’da yetişen dikenli bir bitkinin öz suyudur. Bir diğer adı geven otudur. Kitreyi ıslatıyoruz; eriterek jel hâline getiriyoruz. Kitrenin yapıştırıcı ve sertleştirici özelliği var. İlk önce tel kullanarak bebeğin iskeletini hazırlıyoruz. Daha sonra beden kalıbını çıkarıyoruz. İskelet oluşturulduktan sonra içine elyaf doldurarak bebeğin bedenini tamamlıyoruz. Bu işlemin ardından bebeği kurumaya bırakıyoruz. Kuruma aşaması çok önemli; çünkü yeterince kurumadığı takdirde verimli bir sonuç alamıyoruz. Bebek tamamen kuruduktan sonra boyama işlemine geçiyoruz. Boyama işlemi de tamamlandıktan sonra giydirme aşamasına başlıyoruz. Oluşturduğumuz kompozisyona uygun olarak kıyafet dikiyor ve son olarak bebeği takılarla süsleyerek çalışmayı tamamlıyoruz. Bir kitre bebeğin yapımı yaklaşık bir hafta sürüyor. Kitre bebek yapabilmek için belirli bir altyapıya sahip olmak gerekiyor. Diğer sanat dallarına da hâkim olmak gerekiyor. El sanatları kursu öğretmeni olduğum için bu işi yaparken çok zorlanmadım. Geleneksel kültürümüzü yansıtan çalışmalar yapmaya daha fazla özen gösteriyorum.”
Gündüz, Özbekistan’da düzenlenen, 20 ülkeden 120 sanatçının katıldığı “Uluslararası Nakış Festivali”nde Türkiye’yi temsil ederek dünya ikinciliği elde ettiğini de sözlerine ekledi.

